Kurzweilige und hintergründige Geschichten eines kleinen Jungen aus Istanbul; zweisprachig deutsch-türkisch für Kinder im GrundschulalterEigentlich heißt er Bahri, der kleine Junge, den alle nur Dreikäsehoch nennen, weil er so klein ist. Aber derKleine will auch schon zu den Großen gehören: Er will der Nachbarin auf kluge Art beim Wasserholen helfen, er will sich vom Geschirrhändler nicht übers Ohr hauen lassen, er will eine Freundin haben wie die großen Jungen. Und er will auch Geld verdienen, um sich leckere Sesamkringel kaufen zu können und bekommt es plötzlich mit der Polizei zu tun
Rifat Ilgaz Bücher
Mehmet Rıfat Ilgaz war ein türkischer Dichter, Romanautor und Kurzgeschichtenschreiber, der vor allem für seinen Roman Hababam Sınıfı bekannt ist. Sowohl in seinen Schriften als auch in seinem persönlichen Leben verfolgte er eine gemeinschaftsorientierte Linie. Seine journalistische Tätigkeit während der turbulentesten politischen Zeiten der Türkei führte ihn, wie viele andere Autoren seiner Zeit, vor Gericht und ins Gefängnis. Als sehr produktiver Schriftsteller hinterließ er Werke in vielen verschiedenen Bereichen, von Gedichten über humorvolle Kurzgeschichten bis hin zu Romanen und Kinderbüchern.






Fourth company. Dördüncü Bölük
- 161 Seiten
- 6 Lesestunden
In the deftly comic six-part story, Fourth Company and two further stories, Rifat Ilgaz turns his sharp but affectionate wit on compulsory military service, holidays at home and the pathological fear of doctors.
Hababam sınıfı icraatin içinde
- 180 Seiten
- 7 Lesestunden
Ölümsüz Hababam Sınıfı yapıtlarının yazarı Rıfat Ilgaz, yeni toplumsal koşulların baskısı altında Hababam Sınıfı'nın haytalarıyla yeniden dostluğunu sürdürüyor. Elinizdeki kitap bir yineleme değil, yepyeni bir üründür. Başardığı zor görevin boyutlarını ancak okuyunca anlayacaksınız. Yine göreceksiniz ki, icraatın içinde bunalan siyaset adamlarımız değil, Hababam Sınıfı'nın usta yazarıdır.
Halime Kaptan
- 204 Seiten
- 8 Lesestunden
Rıfat Ilgaz, Halime Kaptan’da Cideli Temel Reis’in gelini Halime’nin bir kaptan olarak ortaya çıkışının öyküsünü anlatır. Eli silah tutan bütün erkeklerin cepheye gönderildiği Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Köyde yalnızca yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştır. Herkesin tuza, şekere, ekmeğe hasret kaldığı o günlerde, evinin ihtiyaçlarını karşılamak için sefere çıkan Temel Reis, yolda hastalanarak hayatını kaybeder. Oğluyla bir başına kalan Halime’nin, geçimini sağlamak için babasından kalan sandalla Karadeniz’e açılmasının zamanı gelmiştir. Erkek kılığına girerek, oğlu ve iki tayfasıyla çıktığı ilk seferinde hırçın dalgalarla, korsanlarla mücadele etmek zorunda kalır. Bu zorlukların hiçbiri onu yıldırmaz, aksine Karadeniz’e tutkuyla bağlanır. O artık İnebolu’ya cephane taşıyan, Kurtuluş Savaşı’nın fedakâr kadınlarından biridir, Halime Kaptan’dır…
Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda. Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir. Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür. (Tanıtım Bülteninden)