Cemalnur Sargut Reihenfolge der Bücher (Chronologisch)
Cemâlnur Sargut setzt sich für den Sufismus als universelle Sprache der Menschheit ein und glaubt, dass er Gräben überbrücken und Verständnis fördern kann. Sie organisiert aktiv internationale Symposien, die Gelehrte, Kulturschaffende und unterschiedlichste Zuhörerschaften zusammenbringen, um zu untersuchen, wie der islamische Mystizismus Lösungen für zeitgenössische Probleme bietet. Sargut widmet sich der Förderung sufistischer Bildung und der Einrichtung von Lehrstühlen für Islamstudien an Universitäten in den USA und China, um eine tiefere, gelebte Erfahrung dieser Lehren zu ermöglichen. Ihre Arbeit fungiert als spirituelle Brücke zwischen Ost und West, die auf Kernwerten basiert und gleichzeitig Erneuerung anstrebt.



Kerbela Fatıma'nın Gözyaşı
- 384 Seiten
- 14 Lesestunden
Hz. Muhammed'in kutlu soyundan gelen Hz. Fatıma ile, onun kutlu eşi, Hz. Peygamber'in amcasının oğlu, Allah'ın arslanı, velilerin sultanı, bilgeliğin büyük kılavuzu Hz. Ali ile; yine cennet gençlerinin efendisi olan Hz. Hasan ve Hüseyin, İslam geleneğinin bir bakıma kurucu ailesini oluşturur.Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hüseyin'in, İslam'ın kurucu ilkeleri uğruna canını verdiği Kerbela, İslam tarihindeki en önemli kırılma anlarından biridir.Elinizdeki kitap, bu kutlu soyun uğradığı zulme, bu büyük zulmün manevi anlamına, Kerbela'da yaşanan o yürek dağlayıcı olaya, öncesi ve sonrasına, irfani ve tarihi yönleriyle ışık tutmaya çalışıyor.Cemalnur Sargut'tan Abdulkerim Süruş'a, Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak'tan Reha Çamuroğlu'na, , Seyyid Hüseyin Nasr'dan, Caferi cemaatinin kılavuzu Alevi dedelerinden Selahattin Özgündüz hocaya kadar birçok Ehlibeyt âşığı ve uzmanının yer aldığı bu kitap okuyanda Ehlibeyt sevgi ve saygısını derinleştirecek, Kerbela'nın hatırasını canlı tutacak ve Hz. Hüseyin'in insanlığa verdiği dersi bir kez daha hatırlatacaktır.(Tanıtım Bülteninden)
Aşktan Dinle
- 312 Seiten
- 11 Lesestunden
Aşk sultânı Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî isimli eserinde "Ey bizim sevdası hoş olan, güzel olan aşkımız, Ey bizim bütün mânevî hastalıklarımızın, dertlerimizin tabibi" diye anlattığı aşk, Allah'ın yeryüzünde kendisinden göründüğü İnsan-ı Kâmil'den, yani Allah'ın mânâsından başkası değildir. O, bu mânâyı rehber edinip, kendi vücûdu içinde nefsini rûhunun esiri haline getirerek birlemiş, aşkın da bu birliğin efendisi olmasına vesîle olmuştur. Bunun içindir ki ona, nefisleri efendi kılan mânâsında "Efendimiz (Mevlânâ)" denilmiştir. Cemalnur Sargut "Aşktan Dinle" isimli bu kitabında bize, Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî isimli eseri ışığında nefs, aşk, kibir, cömertlik, gösteriş, edep gibi insanın gelişiminde rol oynayan pozitif ve negatif kavramların iç mânâlarını anlatıyor. Bizi Mesnevî'de buyurulan, "Tû megû mârâ bedân şeh bâr nîst / Bâ kerîman karha doşvâr nîst (Benim o yüksekliklere çıkmaya gücüm yok deme, Kerîm olanın eteğine yapış, seni çıkaracaktır.)" emri üzerine, Kerîm olan Mesnevî'ye yapışmaya davet ediyor.